İDAM CEZASI-KÜBA : De Facto Moratoryum Devam Ediyor

thumb image

HAVANA, 19 Eylül (IPS) – Geçtiğimiz haftalarda ciddi cinayet ve kaçırma gibi suçlamaları yargılayan askeri mahkemeler, ülkede dört yıldır uygulanmayan idam cezası yerine ömür boyu ya da uzun hapis cezaları istedi.

Bu de facto moratoryum Küba'nın idam cezası gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 62. toplantısının da gündemine gelmesi beklenen tartışmalı bir konuyla ilgili daha esnek bir pozisyonu elinde tutmasını sağlıyor.

Londra merkezli Uluslararası Af Örgütü (UAÖ), Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi'nin tüm dünyada idam cezasına moratoryumu içeren bir teklif hazırladığını açıkladı. İnsan Hakları ve Ulusal Uzlaşı için Küba Komisyonu (CCDHRN) aktivisti Elizardo Sanchez &com;De facto moratoryum iyi haber&com; dedi.

CCDHRN, Küba'daki insan hakları durumuyla, özellikle de siyasi tutuklular ve idam cezasıyla ilgili düzenli raporlar hazırlıyor.

Muhalif örgüt tarafından yayınlanan son raporda, ordudan kaçarak Amerika'ya gitmek için bir uçak kaçıran beş gencin yargılandığı davada iki idam cezası üç de uzun hapis cezası çıktı. Örgüt davanın 24-26 Ağustos'ta görüldüğünü ama kararın geçen hafta açıklandığını söyledi. Rapora göre çavuşlar Yoán Torres, 21, ve Leandro Cerezo, 20 idama mahkum edilirken 19 yaşındaki çavuş Karel de Miranda 30 yıl, 25 yaşındaki onbaşı Alaín Forbes 25 yıl ve sivil Ridel Lescaylle, 31, de yıla mahkum oldu.

Mahkumların tam olarak neden cezalandırıldığını açıklamayan örgüt sanıkların &com;Havana havaalanında kanlı bir uçak kaçırma denemesinden dolayı tutuklandığını&com; belirtti. 3 Mayıs2ta İçişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamada üç kişinin askeri hizmetlerini yaparken kaçtığı, bir askeri öldürdüğü ve bir askeri de yaraladığı belirtildi. Torres, Forbus ve Cerezo'nun fotoğrafları daha sonra polis tarafından dağıtıldı.

Yakalanan kaçaklardan biri &com;amaçlarının ülkeyi yasa dışı yollardan ter etmek olduğunu&com; itiraf etti. Diğer ikisiyse bir belediye otobüsünü kaçırarak havaalanına gitti. Bakanlık, &com;kaçakların otobüsteki rehinelerden onlara engel olmaya çalışan birini öldürdüğünü&com; belirtti.

Sanchez, Haziran'da görülen bir başka davada iki kişinin idama, iki kişinin de 30 yıla mahkum edildiğini belirtti. Mahkum edilen askerler El Manguito hapishanesinde gardiyan olarak çalışıyordu ve 20 Aralık'ta ayaklanarak iki kişiyi öldürmüştü. Sanchez, konu üzerine resmi bir raporun bulunmadığını vurguladı.

Ona göre, her iki davada da sanıklar &com;teknik olarak&com; idama mahkum edilebilirdi fakat 2003'ten bu yana uygulanan de facto moratoryum nedeniyle bu gerçekleşmedi.

Nisan 2003'te, 11 silahlı insan içinde onlarca yolcunun bulunduğu bir feribotu Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmek üzere kaçırdı. Yargılamanın sonunda üç kişi idama mahkum edildi ve hemen kurşuna dizildi. Olay, ABD'ye kaçmak üzere gerçekleştirilen kaçırma eylemleri dizisinin bir parçasıydı. Küba hükümeti ABD'yi &com;provokasyona yol açmak için sinsi bir plan yürütmekle&com; suçladı.

Hükümet, idam cezasını dış saldırılar ve devleti ortadan kaldırmaya yönelik iç hareketlere karşı etkili bir adli mekanizma olarak savunuyor.

2004'te BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'ne yazdığı bir mektupta Küba Dışişleri Bakanlığı &com;ülkede idam cezasının kalkması Kübalıların 40 yıldır ABD tarafından maruz kaldığı düşmanlık, terörizm ve ekonomik, ticari ve finansal düşmanlık politikalarının sonlanmasına bağlı&com; demişti.

Bu sene yapılan Genel Kurul, 16. defa ABD'nin Küba'ya uyguladığı ambargonun kaldırılması için Küba'nın verdiği teklifle ilgili oy kullanacak.

Küba'da idam cezası geçerli kötüleştirici özellikler bulunduğu takdirde bir dizi suçla ilgili olarak verilebiliyor. Fakat 21 yaşın altındakilere ya da suçun işlediği ya da mahkumiyetin çıktığı tarihte hamile olan kadınlar idam edilemiyor.

Pratikte, 1 Ocak 1959'da Fidel Castro'nun devriminin başarıya ulaşmasından bu yana hiçbir kadına idam cezası verilmedi. UAÖ'ye göre, Amerika kıtasında 2003'ten bu yana idam cezasını uygulayan tek ülke ABD.