AVRUPA : Hala Bütünlüklü Bir İnsan Hakları Politikası Yok

thumb image

BRÜKSEL, 8 Mayıs (IPS) – Birliğin doğrudan seçimle oluşan tek organı, hazırladığı raporda, başlangıcından 50 yıldan fazla geçmesine rağmen Avrupa Birliği’nin (AB) hala &com;dünyada insan haklarını yaygınlaştırmak için bütünlüklü ve etkin bir politikadan yoksun olduğunu&com; söyledi.

Avrupa Parlamentosu’nun dünyada insan haklarıyla ilgili yıllık raporuna göre, her ne kadar insan haklarına ve demokrasiye saygı prensibi AB hukukuna içkin olsa da, bunu etrafındaki politikaların hayata geçmesi için &com;ciddi ilerleme&com; gerekiyor. Rapor 8 Mayıs’ta onaylandı.

Raporun yazarı Marco Cappato’ya göre, AB’nin insan hakları konusunda vereceği güçlü mesajlar çoğu kez üye devletlerin &com;ulusal çıkarları&com; nedeniyle geride kalıyor. Bu durum, AB dışişleri bakanları geçen ay 2005’teki bir katliam nedeniyle Özbekistan’a uygulanan yaptırımları kaldırmaya karar verdiğinde somutlaştı. Sivillere yönelik saldırıyla ilgili henüz bağımsız bir soruşturma başlatılmamasına rağmen yaptırımlar geri çekildi. AB’nin en kalabalık üyesi Almanya, ülkede askeri üssü bulunduğu için yaptırımların kaldırılması için bastırıyordu.

İtalyan Radikal Partisi’nin parlamento üyesi olan Cappato, AB’nin yabancı ülkelerle imzaladığı ticaret ve işbirliği anlaşmalarında insan haklarıyla ilgili maddelerin düzenli olarak yer aldığını vurguladı. Fakat &com;hak ihlalleri meydana geldiğinde anlaşmaların dondurulması için etkin mekanizmalardan yoksunuz.&com;

Rapor, AB üyesi hükümetlerin ve Avrupa Komisyonu’nun insan haklarını yaygınlaştırma çabalarının boşa çıktığı ülkelerin bir listesini ve ülkelerin performansını ölçmek bazı kriterleri oluşturmasını öneriyor.

Rapor, Birliğin 30 ülkeyle girdiği insan hakları diyaloğunun somut sonuçlara yol açmamasını da eleştiriyor; Çin ve İran örneklerini veriyor. Cappato’nun eleştirileri bu ikili görüşmelerin &com;anlamsız bir ritüel&com;den ibaret kaldığını söyleyen bir iç raporla örtüşüyor.

Rapor parlamentoda büyük ölçüde destek görse de bazı milletvekilleri Cappato’nun bazı önerilerini sorguladı. AB’nin şiddet karşıtlığı öğretisini bir politika olarak benimsemesini öneren yazar diktatörlere karşı sivil itaatsizliğin desteklenmesini ve 2010’nun Avrupa Şiddet Karşıtlığı Yılı ilan edilmesini önerdi.