PAKİSTAN: : Hayat ve Ölüm Arasındaki İnce Çizgi

thumb image

KARAÇİ, 25 Temmuz (IPS) – Güneydoğudaki Karaçi kentinde bulunan Merkez Hapishanesinin baş gardiyanı Nusret Hüseyin Mangan 107 idam mahkumundan birinin hayatını kurtarmak üzere para bulmak için uykusuz geceler geçirirken bazen umutsuzluğa kapıldığı anlar oluyor.

Mangan &com;İş harekete geçmeye gelince, ölüm cezasına karşı yazan tüm insanlar, yılmaz insan hakları savunucuları, hepsi ortadan yok oluyor. Sözlerinin gereğini yapmaya gelince hepsi çekiniyor&com; diyor kızgınca.

Umutsuzluğu anlaşılabilir. Cinayet nedeniyle idama mahkum olan Muhammed İshan'ın ailesi onu infaza gönderecek kararı durdurmak üzere bir son dakika anlaşması yapmaya çalışıyor. Talepler Ishan'ın abisi İhsan için karşılaması oldukça güç. Her gün başka bir iş bulmaya çalışan babası da yardım edemiyor.

&com;Maktulun ailesine ödenecek kan parası ya da İslami diyet yaklaşık 20 bin dolara sabitlendi. Aile 11 bin 500 dolar toplamayı başardı ama kalanı hala ortada&com; diye açıklıyor Mangan. O aileye parayı bulmak için yardım ederken aile de mahkemeden biraz daha zaman talep etti.

Ama baş gardiyan ve ekibi nereye dönseler elleri boş kalmış. &com;Bir cani için niye para topluyorsunuz?&com; sorusuyla sıkça karşılaşıyorlar. &com;Mahkeme onu mahkum etmiş, siz niye karışıyorsunuz?&com;.

Mangan duruma başka bir açıdan bakıyor. &com;Burada bir insan yaşamından bahsediyoruz. Suçlu da olsa önce bir insan. Herkese onun ikinci bir şansı hak ettiğini söylüyorum.&com; Pek fazla insan buna ikna olmuyor.

Mangan 20 yıldır hapishanede görevli ve idam cezasına açıkça karşı fakat Pakistan'da asılarak idam cezaları sıkça uygulanıyor. Uluslararası Af Örgütü 2007 raporuna göre &com;tüm dünyada idam edilmeyi bekleyen 24 bin mahkumun üçte biri Pakistan'da&com;.

Mangan'ın vekili Raja Mümtaz Ahmet neredeyse 20 infaza tanıklık etmiş ama hiçbir zaman alışamamış. &com;Ömür boyu hapsi tercih ederim&com; diyor. Mangan'sa bugüne kadar hiçbir infaza katılmamış, bunu yapmaya niyeti de yok. &com;Bu çocuğu kurtarabileceğimizden eminim ama çok az zamanımız kaldı&com; diyor.

O ve ekibi üç başka mahkum için &com;kan parası&com;nı denkleştirmeyi başardı. &com;Hiçbiri de 'cani' değildi. Sadece yoksullardı ve aileleri gerekli parayı bulamadı.&com;

Pakistan hapishanelerinde 18 yıl geçirdikten sonra Başkan Pervez Müşerref'in affettiği bir Britanyalı olan Mirza Tahir Hüseyin, Mangan'a kampanyasında destek oluyor. Dünyanın dört bir yanına e-postalar gönderdi ve şu ana kadar bin 400 dolar bağış toplamayı başardı. &com;Sonunda asılanların çoğu yoksullar, diyet parasını ödeyemeyenler.&com;

Adını vermek istemeyen bir polis yetkilisi de Hüseyin'in sözlerini doğruluyor. &com;Daha mahkemeye düşmeden kapanan vakalar bile var. Yüksek miktarda paralarla her şey halloluyor.&com;

Bu durum Pakistan'da mahkumların haklarını koruyacak ve onları dilenmekten kurtaracak bir kuruma ihtiyaç olduğunu gösteriyor. &com;Her ne kadar her sanığa bir avukat atansa da ya çok ilgisizler ya da vasatlar ki davaları yüksek mahkemeye ulaştığında çoktan içinden çıkılamaz bir hale gelmiş oluyor. İyi avukatlar para kazanmakla meşgul ve çok yüksek ücretler talep ediyorlar.&com;

Mangan da, hapishane görevlilerini diyet parası aramaktan kurtaracak bağımsız bir kurumun gerekliliğinde hem fikir.

&com;Ailelerle diyalog kurmak, çeşitli ödünler vermelerini ve anlaşmalarını sağlamak çok zaman isteyen, sabır gerektiren bir iş. Zaten ekonomik ve duygusal stres altında olan çoğu aile duruma akılcı bakamıyor. Bütün bu süreçle ilgilenecek bir kurum olsa her şey tüm taraflar için çok daha kolay olur.&com;

Tahir Hüseyin de bu tespite katılıyor. Pakistan gibi Müslüman bir ülkede, hem mağdurların hem de mahkumların aileleri için onun deyimiyle bir &com;uzlaşma komitesi&com; kurulması şart.

&com;Bu hem İslam'ın gerçek ruhuna uygun olur&com; diye ekliyor.