if( has_post_thumbnail( $post_id ) ): ?>
endif; ?>
ROMA, 10 Mart (IPS) – 1996-2000 arasında Afganistan’a hakim olan ve şuan yasadışı bir harekete dönüşen İslamcı Taliban bu hafta bir İtalyan gazeteciyi kaçırarak yeni bir yüzünü gösterdi.
Taliban’ın kaçırma olayına arka plan olarak sunduğu gerekçeler gazeteci Daniele Mastrogiacomo'nun geleceği hakkındaki endişeleri arttırdı.
52 yaşındaki Mastrogiacomo, Roma merkezli gazetesi La Repubblica’yı son olarak önceki Pazar günü aradığında ertesi gün &com;hassas bir toplantıya katılacağını&com; söylemişti.
Salı günü Taliban güçleri Mastrogiacomo’yu &com;izinsiz şekilde kendi topraklarına (güneyde bulunan Helmand eyaletinin Nad Ali bölgesine) girdiği için tutukladıklarını&com; ve İngiliz ordusu adına casusuluk yaptığı şüphesiyle &com;sorguladıklarını&com; açıkladı.
Taliban’ın kullandığı dil kontrol ettiği topraklar üzerinde bağımsızlık iddiasında bulunan ve işgalci olarak gördüğü Amerika Birleşik Devletleri ve Kuzey Atlantik Paktı (NATO) güçlerine karşı savaş yürüten siyasi bir gücün karakteristiklerini taşıyor.
Salı günü ABD, NATO ve Afgan askerleri Aşil Operasyonu adını verdikleri bahar harekatına başladı. Operasyonda 4 500 yabancı asker ve 1000 Afgan askeri yer alıyor.
Taliban kaçırma olayının grubun askeri kumandanı ve Molla Ömer’den sonra ikinci ismi olarak kabul edilen Molla Dadullah tarafından yürütüldüğünü belirtti.
Muhtemelen Dadullah’ın kendi sesini içeren bir kaset Çarşamba günü Pakistan’da bulunan bir AFP muhabirine iletildi. Kaset Mastrogiacomo’nun casusluk yaptığını &com;itiraf ettiğini&com; söylüyordu.
La Repubblica editörü Ezio Mauro 27 yıldır gazete için çalışan Mastrogiacomo’nun bir savaş muhabiri olduğunu ve Irak’tan Ortadoğu’ya birçok bölgede görev yaptığını; herhangi bir gizli servis ya da orduya hizmet etmediğini vurguladı.
Kasette yer alan sesin Batılıların kendi medyalarına özgürlük tanıdığını ama aynı şeyi Taliban için öngörmediğini; tek taraflı bir basın özgürlüğünün mümkün olamayacağını söylediği düşünülürse bu olayın Taliban’ın daha geniş siyasi bir planının parçası olduğu düşünülebilir.
Konuşan ses, Ocak’ta tutuklanan Taliban sözcüsü Muhammed Hanif ve Ekim 2004’te tutuklanan Abdül Latif Hakimi’ye göndermede bulunarak, Taliban gazetecileri hapisteyken Batılı gazetecilerin serbest olmasını kabul edilemez diye niteliyordu.
Tutuklanan her iki isim de telefon aracılığıyla sık sık Afgan medyası ve uluslararası medyayla bağlantı kuruyorlardı. Bununla birlikte Dadullah ana sorunu medyanın özgür olup olmayacağı şeklinde belirtti. Daha sonra mahkumların geleceği konusuna karar vereceklerini söyledi.
Taliban yönetimi Sovyetlerin medya tanımını aldı ve onu bir adım daha ileri götürdü: gazeteleri ve televizyonları kapattılar ve sadece günde dört saat yayın yapan ve Şeriatın Sesi diye yeniden isimlendirilen radyoyu bıraktılar.
Sovyetler Birliği bir sene önce kurulan komünist hükümete destek vermek için Afganistan’ı 1979’da işgal etti ve ancak 1989’da çekildi.
Bir varsayıma göre Dadullah’ın sözleri Mastrogiacomo ve Hanif ve Hakimi’nin değişimini isteyeceklerini gösteriyor. Fakat Mastrogiacomo’nun &com;İngiliz casusu&com; olarak nitelenmesi Taliban’ın yanlışlıkla bir İngiliz yerine İtalyan’ı kaçırdıklarına da işaret edebilir. Bir İngiliz’i yakalamayı muhtemelen tercih edeceklerdi.
Aşil Operasyonuna Britanyalı, Kanadalı, Hollandalı ve Afgan birlikleri katılıyor. Öte yandan İtalyan askerleri sadece Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan barış gücünde yer alıyor ve sıcak çatışmaya girmiyor.
Geçmişte İtalyan hükümeti rehineler için pazarlığa giriyordu. ABD ve İngiliz hükümetleriyse bunu hiçbir zaman yapmadı. Her ne kadar Washington’un çizgisini izlese de, Afganistan başkanı Hamid Karzai’nin yapıp yapmayacağıysa önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak.
Geçmiş politikalarıyla uyumlu olarak İtalya her türlü iletişim olanağının önünü açık bıraktıklarını açıkladı fakat Taliban’ın şu ana kadar böyle bir talebi olmadı.
Taliban sözcüsü Ahmedi Perşembe günü Afgan haber ajansı Pajhvok’a yaptığı açıklamada Mastrogiacomo’nun sorgusunun sonuna geldiklerini fakat ne yapacakları konusunda bir karar varmadıklarını belirtti. Kasım 2003’ten bu yana Afganistan’da 21 yabancı ülke vatandaşı kaçırıldı. Dokuzu öldürüldü. Fakat hiçbir zaman bir Taliban sözcüsü bu defa kullandıkları terimlerle konuşmadı.
Kimi vakalarda rehine değiş-tokuşu için kaçırma olaylarının gerçekleştirildiği söylense de daha sonra asıl amacın fidye olduğu ortaya çıktı. Diğer zamanlardaysa Taliban &com;işgalcilerin casusu&com; olduğunu düşündüğü insanları öldürdü.
Cumartesi günü gelen habere göre Dadullah AFP’ye konuşarak tutuklu bulunan Taliban sözcüsünün bırakılmasını ve İtalyan birliklerinin ülkeden çekilmesi için bir tarih verilmesini istedi. Cevap olarak, Kabil’deki İtalyan elçiliği Mastrogiacomo’nun hayatta olduğuna dair kanıt talep etti.
(* Yazar son üç yıldır Afganistan üzerine çalışıyor)