HAKLAR-ROMANYA : Ömür Boyu Hapis Mahkumları Sorunlarını Gündeme Taşıyor

thumb image

BUDAPEŞTE, 26 Mart (IPS) – &com;Yıllarca demir parmaklıkların arkasında yaşıyoruz, bir hayvanat bahçesi gibi… Ama karşılaştığımız en ağır ceza ahırda yaşamaya mahkum edilmek değil, görmezden gelinmek.&com;

İki kere cinayetten mahkum olan Gavril Hrib, verdiği röportajda Budapeşte'nin dışında bulunan Rahova cezaevinde ömür boyu hapis cezasına mahkum olan diğer arkadaşları adına konuşuyor. 20 senelik cezasının 17 yılını iki kişilik bir hücrede, günde sadece bir kez dışarı çıkarak geçirdi.

Bir diğer mahkum, Ion Babus günlerinin nasıl geçtiğini utangaçça anlatıyor: &com;Televizyona bakarak yatağa giriyorum ve onunla uyanıyorum.&com; Her şeyi televizyondan öğrenmiş. Ona hiçbir konuda rehberlik yapan olmamış –ne komünizm zamanında ne de bugün.

1980'de bir soygun sırasında bir rahibi öldürmekten idama mahkum edilen 50 yaşındaki Babus, altı ay boyunca her gün öldürülmeyi bekledikten sonra eski devlet başkanı Nikolay Çavuşevsku tarafından affedilince 1988'de serbest kaldı.

1989'da tekrar cezaevine girdi; üç yıl sonra çıktı ama hemen tekrar geri döndü. 1999'da bir bar kavgasının ardından ömür boyu hapse mahkum oldu. Romanya'da idam cezası 1989'da komünist sistemin çökmesiyle birlikte kaldırılmıştı.

Cinayetten ömür boyu hapse mahkum olan Adrian Stroe hücresinde intihar etmeyi çoğu zaman düşündüğünü anlatıyor. &com;Annem öldüğünde her şeyimi kaybettiğimi hissettim.&com; Sonra hücre arkadaşı eline bir İncil tutuşturmuş ve o andan itibaren hayatı bir anlam kazanmış. Şimdi serbest kaldığında eski mahkumlar için bir eğitim merkezi kurmayı planlıyor.

&com;Buradaki arkadaşlarım dünyaya geri döndüklerinde nasıl reddedilmiş hissettiklerini anlattı. Bir iş aradıklarında geri çevrildiklerini. Yardım için kiliselere gidiyorlar ama o yardım da kısa süreli olabiliyor. Sonuçta kısa zaman içinde cezaevine geri dönüyorlar.&com;

Romanya'da İnsan Haklarının Savunusu-Helsinki Komitesi (APADOR-CH) ömür boyu hapis mahkumlarının &com;felaket derecede stres&com;le karşılaştıklarını söylüyor. 2004 raporuna göre ceza adalet sistemi &com;Avrupa standartlarının çok gerisinde&com;.

Son 10 yılda özellikle &com;demilitarizayon&com; açısından ilerleme yaşandı ama kamuoyunun ilgisizliği nedeniyle reformlar çok yavaş ilerliyor. 100 kadar ömür boyu hapis mahkumu her türlü kültürel ve eğitsel aktivitelere katılmaktan men edilmişti. Bu da onların serbest kaldıktan sonra uyum sağlamasını güçleştiriyor.

Örgüt, ülkedeki ceza adalet sisteminde çalışan sayısının artırılması gerektiğini belirtiyor. Kimi cezaevlerinde bir çalışan 20 mahkumdan sorumlu durumda. Önerilen oransa bire beş.

Son iki yıl içinde bin 415 mahkumun kaldığı ve ülkenin en iyi koşullara sahip cezaevi olarak nitelenen Rahova'da 33 bin 860 hastalık vakası yaşandı. APADOR-CH, kalabalığın hastalıkların ana nedeni olduğunu vurguluyor. Yemek ve sağlık koşulları da kötü. Hükümet verilerine göreyse şu an cezaevleri kapasitelerinin yüzde 25 altında mahkum barındırıyor.

Şimdi birçok insan bu sorunların azalması için yeni bir ceza kanunu hazırlanmasını talep ediyor. Varolan yasa, kimi değişikliklerle birlikte 1969'dan bu yana yürürlükte. Yasa, kimi küçük suçlar için bile 12 yıla kadar ceza öngörüyor.

2006'da Adalet Bakanlığı, çocuklar için hapis cezasını kaldıran ve kimi küçük suçlar için hapis dışında yaptırımlar öngören bir taslak hazırladı ama bu taslak halen yürürlüğe girmedi. APADOR-CH, acil bir önlem olarak mahkumların cezaevlerindeki etkinliklere katılımının önünün açılmasını öneriyor.