SİYASET : İdam Cezası Tartışması BM’de Sürecek

thumb image

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, 25 Şubat (IPS) – Geçen Aralık ayında 192 üyeli Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun bölünmesine yol açan idam cezası üzerine tartışma devam edecek.

İdam cezasını güçlü bir biçimde savunan 58 ülkenin oluşturduğu grup BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’a yazarak &com;idam cezasının kaldırılması veya kullanılması üzerine bir moratoryuma karşı itirazlarını kayda geçirdi&com;.

BM jargonunda &com;note verbale&com; olarak geçen bildirimde, idam cezasına yönelik moratoryumun uluslararası hukukun ihlali anlamına geleceği iddia edildi.

Bildiri 1 Mart Uluslararası İdam Cezasının Kaldırılması Günü öncesine denk geldi.

İdam cezasını uygulama taraftarı olan 58 ülke ortak bildiride gerekçelerini de açıkladı. Listede İslam Konferansı Örgütü’nün (OIC) neredeyse tüm üyeleri, Bahamalar, Çin, Kuzey Kore, Burma, Tayland, Uganda, Singapur ve Zimbabwe de yer alıyor.

Geçen Aralık’ta idam cezası üzerine moratoryum çağrısı yapan bir taslak için BM Genel Kurul’unda 104 lehte, 54 aleyhte ve 29 çekimser oy çıkmıştı.

O tarihte hayır oyu kullanan ülkelerden Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Çad ve Belize son bildiriye bilinmeyen bir sebeple imza atmadılar.

Fakat çekimser kalan sekiz ülke –Orta Afrika Cumhuriyeti, Ekvatoryal Gine, Eritre, Fiji, Gine, Laos, Swaziland ve Birleşik Arap Emirlikleri bildiriyi imzaladı.

IPS’e konuşan bir diplomat, bildirinin Genel Kurul kararını tanımadıklarını gösterdiğini ve tartışmanın yeniden başlamasını istediklerini söyledi. Sonuç olarak idam cezası meselesi Eylül’de yapılacak 63. toplantıda yeniden gündeme gelecek.

58 ülke, bildiride, &com;idam cezasının çoğu zaman bir insan hakları sorunu olarak ele alındığını fakat aynı zamanda bir ceza sistemi aracı olduğunu ve ciddi anlamda önleyici işlevi bulunduğunu&com; belirtti.

Her ülkenin kendi siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve adli sistemini kurma hakkı olduğunu söyleyen bildiri, BM’nin de bu konulara müdahale edemeyeceğini vurguladı.

İdam cezasının kaldırılması için yürütülen kampanyayı 27 üyeli Avrupa Birliği (AB) sürüklüyor.