if( has_post_thumbnail( $post_id ) ): ?>
endif; ?>
NEW YORK, 19 Şubat (IPS) – ABD, 11 Eylül saldırılarından sorumlu tuttuğu ve Guantanamo’da tutulan altı kişiyi idamla yargılamaya hazırlanırken hukukçular ve insan hakları savunucuları hem altı yıllık süreci ve iddianamenin zamanlamasını, hem de zanlıların adil şekilde yargılanıp yargılanmayacağını sorguluyor.
11 Şubat’ta, aralarında 11 Eylül saldırılarının baş planlayıcısı olduğu iddia edilen Halid Şeyh Muhammed’in de bulunduğu altı zanlıya yönelik suçlamalar açıklandı. ABD ordusu 168 suçlama yöneltti. Bunlar arasında cinayet, sivillere saldırı, terörizmi savunmak da var.
Zanlılar askeri mahkemelerde yargılanacak. Bu Guantanamo’da tutulanlarla ilgili ilk yargılama olacak. Mart 2007’de terörist örgüte yardım suçlamasını kabul eden Avustralyalı tutuklu David Hicks kendi ülkesinde çekmek üzere yedi yıl hapse mahkum edilmişti. Tutuklu kaldığı süre yüzünden Kasım 2007’de serbest kaldı.
Afganistan’da savaşın 2002’de başlamasından bu yana 800’den fazla kişi Guantanamo’da tutuklu tutuldu. Yüzlercesi hiçbir suçlamayla karşılaşmadan bırakıldı. Fakat yaklaşık 275 kişi hala orada ve ABD 80 kadarının yargılanabileceğini söylüyor.
Zanlılardan beşi Guantanamo’ya getirilmeden önce CIA tarafından Doğu Avrupa ve başka yerlerdeki gizli hapishanelerde tutuluyordu. ABD hükümeti zanlılardan en az birine sorguda işkence edildiğini kabul etti. ABD, II. Dünya Savaşı sonrasında savaş esirlerine insanda boğulma hissi yaratan &com;waterboarding&com; adlı yöntemi uyguladığı için Japon askerlerini mahkum etmişti ama yeni atanan savcı Michael Mukasey bu konuda yorum yapmaktan kaçınıyor.
Başkan yardımcısı Dick Cheney’se bu ve benzeri sert sorgu tekniklerini şiddetle savundu. Askeri yetkililerse yargılama sırasında işkenceyle elde edilen hiçbir bilginin kullanılmayacağını söyledi. Fakat aralarında Columbia Üniversitesi’nden Scott Horton’un da olduğu birçok hukuk uzmanı bu konuda şüpheli.
Horton, IPS’e, yargılamaların zamanlamasının Cumhuriyetçi Parti’nin Kasım 2008’de yapılacak başkanlık seçimlerinde şansını artırmak üzere &com;siyaseten belirlendiğini&com; söyledi. Askeri komisyonların yürüteceği yargılamaların &com;göstermelik&com; olacağını da ekledi.
Sanıklardan birinin savunmasını üstlenen Anayasal Haklar Merkezi’nden (CCR) Michael Ratner de bu görüşü paylaşıyor. Ratner, askeri mahkemelerin sivil yargıda bulunan güvencelerden hiçbirini içermediğini vurguluyor.
Birçok askeri hukukçu da benzer görüşte. Guantanamo’daki eski başsavcı Albay Morris Davis doğrudan Savunma Bakanlığı Başdanışmanlığı’na bağlanınca istifa etmişti. Emekli askeri yüksek yargıç ve Cumhuriyetçi John Hutson da Bush yönetiminin Guantanamo’daki uygulamalarını, özellikle de işkence uygulanmasını eleştiriyor.
Bush yönetimiyse sıradan mahkemelerin hassas ulusal güvenlik konularını içeren yargılamaları gerçekleştirecek yeterlilikte olmadığını iddia ediyor.
Askeri komisyonların uygulamaları birçok kez sivil mahkemelerin önüne getirildi. Bu yasal karmaşa 2001’de Başkan Bush’un &com;Terörle Savaş&com; diye adlandırılan süreçte tutuklananları yargılamak üzere askeri komisyonların kurulması kararını almasıyla başladı.
Dört senelik yasal mücadeleden sonra, ABD Yüksek Mahkemesi, Bush’un kurduğu şekliyle askeri komisyonların askeri yasalara ve Cenevre Konvansiyonlarına aykırı olduğuna hükmetti.
Bunun üzerine Kongre, 2005’te, alelacele Askeri Komisyonlar Yasası’nı çıkarttı. Halen mahkemelerde sorgulanan yasa planlanan yargılamaların zeminini oluşturuyor. Eğer itirazlar haklı bulunursa yargılamalar daha da uzayabilir.
Anayasa uzmanı David Cole, &com;Eğer ABD terörle savaşacağım diye insan hakları ihlallerine başlarsa bu tüm dünyadaki diktatörler ve otokratlara da benzer bir şekilde davranabilecekleri mesajını vermiş olur&com; diyor.