if( has_post_thumbnail( $post_id ) ): ?>
endif; ?>
WASHINGTON, 4 Ekim (IPS) – Ülkenin idam cezası açısından en aktif eyaleti olan Teksas’ta infazların aniden durdurulması, Yüksek Mahkeme’nin bir çeşit iğneyle infazın yasal olup olmadığı üzerine kararı beklenirken tüm ülkede adı konmamış bir moratoryumun yürürlükte olduğuna işaret sayılabilir.
Salı günü, Teksas Ceza Temyiz Mahkemesi bir cinayet mahkumunun cezasını 30 gün erteleyerek savcılığa neden bu idamın yapılması gerektiğini açıklamak için zaman tanıdı. Bu karar Yüksek Mahkeme’nin araya girerek yine Teksas’ta ailesini öldürmekten mahkum Carlton Turner, Jr.’ın infazını saatler kala durdurmasından beş gün sonra geldi. Aynı anda Alabama’da da bir başka mahkumun infazı durduruldu.
Daha önce Teksas’taki mahkemelerin Yüksek Mahkeme kararlarına her zaman uyumlu davranmadığını anlatan Teksas İdam Cezası Karşıtı Koalisyon’dan Rick Halperin &com;Bu gelişme inanılır gibi değil&com; dedi.
Uzmanlar Yüksek Mahkemenin verdiği iki durdurma kararının tüm eyaletlere, Mahkeme zehirli iğneyle infazın anayasaya uygunluğu konusunda karar verene kadar durmaları konusunda bir işaret anlamına geldiğini söylüyor.
Kentucky’de infazı bekleyen iki mahkum Mahkeme’ye başvurarak iğneyle infazda kullanılan kimyasalların &com;vahşi ve insanlık dışı cezalandırma&com; anlamına geldiğini iddia etti. Bu durum Anayasanın 8. maddesine aykırılık teşkil edecekti. Mahkeme’nin şu an sürmekte olan oturumunda bu konuda karar vereceği açıklandı. 1 Ekim’de başlayan oturum Haziran 2008’e kadar sürüyor.
Mahkemenin bu başvuruyu görüşmeyi kabul etmesinin hemen ardından Teksas’ta, 1976’da idam cezasının geri getirilmesinde bu yana 405. mahkum infaz edildi. Mahkemenin kararı 10 diğer eyalette de infazların durmasına yol açtı.
Federal hükümetin yanı sıra idam cezasını uygulayan 38 eyaletten bir hariç hepsi zehirli iğne yöntemini kullanıyor. Çoğu eyalet bir anestetik, kasları paralize eden pansuroniyum bromid ve kalbi durduran potasyum klorid’den oluşan bir karışım kullanıyor. Nebraska’daysa elektrikli sandalye kullanılıyor. Şu an tüm ülkede 3 bin 500 idam mahkumu var. Birçok kişi karışım doğru hazırlanmadığı takdirde mahkumların ölmeden önce inanılmaz acılar çekebileceğini ve bunu seslendiremeyeceğini söylüyor.
Bu tartışma New York’ta süren Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısıyla aynı zamana rastladı. Orada Avrupa Birliği tüm dünyada moratoryum ilan edilmesi için bir teklif sunacak. Teklifin geçmesi için çoğunluğun desteklemesi gerekiyor.
ABD’nin bu teklife şiddetle karşı çıkması bekleniyordu ama Yüksek Mahkeme’nin kararı beklenirken daha sessiz kalabileceği de konuşuluyor. Bu durumda dünyadaki idamaların büyük kısmından sorumlu olan Çin, İran, Irak ve Pakistan’ın moratoryum destekçileri karşısında daha yalnız kalmasına yol açabilir.
Halperin, Yüksek Mahkeme’nin idam cezası taraftarı olduğu düşünüldüğünde varolan gayrı resmi moratoryumun fazla uzun ömürlü olmayabileceğini belirtiyor. Yine de olumlu bir süreç başlamış olabilir. &com;Kartopu etkisi&com; diyor Fordham Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden profesör Deborah Denno ve son gelişmelerin küçük görünse de ABD’deki idam karşıtı mücadeleye bir adım daha eklendiğini ekliyor.