if( has_post_thumbnail( $post_id ) ): ?>
endif; ?>
BERLİN, 17 Ekim (IPS) – IPS İdam Cezasının Kaldırılması Projesi için dünyanın dört bir yanında gazetecilere konuşan uzmanlar ve aktivistler hem varsıl hem de yoksul ülkelerde yoksulluk ve idam cezası arasında kırılmaz bir bağ olduğunu gösteriyor.
Uluslararası Af Örgütü’nden (UAÖ) Piers Bannister &com;İdam cezasına karşı kuruluşun 40 yıldır yürüttüğü mücadelede devamlı olarak idam cezasıyla yoksulluk arasındaki bağlantıyı gözlemledik&com; dedi. Suçun ciddiyetinin aksine, sosyal durum, varsıllık ve ırk kimin idam cezasına çarptırılacağına karar verilirken önemli oluyor.
Uzun yıllardır idam cezasına karşı ve mahkumların hakları için çalışan Uluslararası Ceza Reformu (PRI) da aynı görüşleri tekrarladı. Örgütten Mel James birçok ülkenin suçu araştırmak ve masum insanların suçlanmasını önlemek için yeterli teknik araca sahip olmadığını ekledi.
Pekin’deki IPS muhabiri Antoaneta Bezlova’ya göre, Çin’de idam cezası sayıları devlet sırrı olarak saklanıyor. UAÖ, 2006’da en az bin 10 insanın Çin’de idam edildiğini tahmin ediyor. Huan Jinting’in çok küçük suçlardan idama çarptırılan 22 mahkumun hikayelerini anlattığı kitabı &com;sınıf ayrımını&com; ortaya koyuyor. Çin’de –şiddet içermeyen suçların da dahil olduğu- 60’a yakın suç için idam cezası öngörülüyor.
7 bin kişinin infaz sırasında beklediği Pakistan, bu alanda dünya toplamının üçte birine ev sahipliği yapıyor. Geçen yıl uluslararası bir kampanya sonrasında serbest kalan eski mahkum Mirza Tahir &com;İnfaz bekleyen insanların çoğu adil yargılanmadı ya da masum&com; dedi. &com;Çoğu yoksul. Güçlü mahkumlar mağdurun ailesini ikna edip kurtuluyor.&com;
Japonya gibi gelişmiş bir ülkede bile yoksullukla idam cezası arasındaki bağlantı açıkça ortada. İnfaz bekleyen 100 civarında mahkumun avukat tutamadığı için savunmaları devletin atadığı avukatlarca yapılıyor.
İnsan hakları alanında çalışan avukat Charles Hector’a göre Malezya’da infaz sırasındaki 300 mahkumun yüzde 90’ının yoksul olduğu tahmin ediliyor.
Alabama Eşit Adalet Girişimi’nden Bryan Stevenson, Amerika Birleşik Devletleri’nde idam sırasında bekleyen 3 bin 350 insanın yüzde 95’inin yoksul olduğunu belirtiyor. &com;ABD’de adalet sistemi varsıllığın etkisine çok açık. Sistem size suçlu ve zenginseniz, yoksul ve suçsuzlara göre daha iyi davranıyor.&com;
Bölgedeki IPS muhabiri Abderrahim El Quali, Arap ve Müslüman ülkelerde de idam cezasının yoksullukla bağlantılı olduğunu yazıyor. Fas İlerleme ve Sosyalizm Partisi’nden Mustafa Hannuyi,2003’ten bu yana yakalanan ve idama mahkum edilen &com;intihar bombacıları&com;nın tamamının yoksul bölgelerden geldiğini ve kötü şartlar altında yaşadığını söyledi.
PRI bölge yöneticisi Tahar Boumedra, İslam’daki &com;diyet&com; uygulamasının yoksul mahkumların ayrımcılığa uğramasına yol açabildiğini belirtti. &com;Bu uygulama Suudi Arabistan, Yemen ve İslam hukukunu uygulayan diğer Ortadoğu ülkelerinde var. Diyeti ödemeyenler infaz ediliyor.&com; Bannister, bölgede en fazla idam cezası uygulayan ülke olan Suudi Arabistan’da Asya ve Afrika ülkelerinden gelen göçmen işçilerin idam cezası söz konusu olduğunda en hassas kesimi oluşturduğunu ekledi. &com;Çoğu zaman dili konuşamıyorlar ve adalet sistemini bilmiyorlar. Ülkedeki infazların yaklaşık yarısını yabancılar oluşturuyor.&com;
Sahra-altı Afrika’da, PRI’dan Marie-Dominique Parent, çok az ülkenin yoksullara adli yardım sunabildiğini belirtti. Örneğin Malawi’de adli yardım &com;yok&com;. Nijerya’da da aktivistler infaz sırasındaki 600 mahkumun tamamının yoksul ve adli yardımdan mahrum olduğu konusunda hemfikir.
Hak örgütleri, yoksulluk ve yeterli adli yardımın yokluğunu idam cezasının kaldırılması için en önemli nedenler arasında sayıyor. Bannister &com;Yasa karşısında eşit olmak herkesin hakkı. Öbür türlü, bazı insanların suçlu oldukları için değil de yoksul oldukları için öldürüldüğü gerçeğiyle yaşamak zorundayız&com; dedi.