if( has_post_thumbnail( $post_id ) ): ?>
endif; ?>
MELBOURNE, 20 Haziran (IPS) – Onyıllardır ilk defa bir polis memuru Aborjin kökenli bir insanın gözaltında ölümü nedeniyle yargılanıyor. 19 Kasım 2004’te 36 yaşındaki Cameron Doomadgee, çoğunlukla aborjinlerin yaşadığı 3 bin 500 kişilik Palm Island’daki bir cezaevinde öldü.
Kabile adı Mulrunji olan Doomadgee iç kanama nedeniyle hayatını kaybetmişti. Adli Tıp, ölümle ilgili incelemenin sonuçlarını Eylül 2006’da açıkladı. Bulgular &com;vücudun üst kısmına şiddetli baskı uygulanmış ve bu sonuca yol açmış&com;.
Adli Tıp uzmanı Christine Clements &com;Teğmen Hurley, Mulrunji’nin ona vurmasına müteakip kendisine yerde yatarken defalarca vurmuş&com; dedi ve bu darbelerin Mulrunji’nin ölümüne sebep olduğuna kanaat verdi.
Geçen hafta hakim karşısına çıkan Hurley suçsuz olduğunu iddia etti. Queensland Üniversitesi’nden Aborjin ve Torres Islander Çalışmaları bölümü başkan vekili Sam Watson &com;Bence bu çok önemli bir an. İlk defa bir polis memuru aborjin birine karşı suç iddiaları nedeniyle yargılanıyor&com; dedi.
Mulrunji'nin ölümü ve otopsi raporunun yayınlanması üzerine Palm Island’da insanlar sokağa döküldü. Bulgulara rağmen Queensland Savcılığı Hurley’e yönelik bir soruşturma açmadı. Fakat yüksek savcılığın incelemesi sonucunda Hurley’e soruşturma açılması yönünde karar alındı.
Queensland Polis Sendikası (QPU) başkanı Gary Wilkinson süreci &com;cadı avı&com; olarak niteledi. QPU hükümetin olayı ele alış biçimini eleştirmek üzere parlamentoya yürümekle tehdit etti. Örgüt IPS’in röportaj talebini reddetti.
Palm Islan Aborjin Shire Konseyi şefi Barry Moyle, olayın bir davaya dönüşmesinin tüm zorluklara rağmen aborjinlerin hakları açısından alınan yolun önemini gösterdiğini belirtti.
&com;İlk defa aborjinlerle ilgili bir olayda adli tıptan böyle bir rapor çıktı ve olay davaya dönüştü. Fakat gözaltında ölüm istatistiklerine bakınca pek bir ilerleme göremiyoruz.&com;
Gözaltında ölen aborjinlerin sayısının çokluğu karşısında hükümet 1987’de bu olayları araştırmak üzere bir komisyon kurdu. Komisyon, aborjinlere yönelik ayrımcılıktansa tutuklanan aborjin sayısının çokluğunun bu duruma yol açtığını belirtti.
2003’te, Avustralya nüfusunun yüzde 2.3’ünü oluşturan yerlilerin tüm mahkumların yüzde 20’sini oluşturuyordu. O yıl yaşanan 39 gözaltında ölümün 10’u aborjindi.
Watson, ilk defa bir polis memuruna dava açılmış olsa da, bunun tekil bir olay olmadığının altını çiziyor. Bu dava ona göre çok önemli, çünkü bu sayede polisler bundan sonra davranışlarının sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaklarını anlayacaklar.
O bölgedeki halkla polisler arasındaki ilişkinin eskisine göre çok daha iyi olduğunu belirtiyor Moyle. Bununla birlikte Mulrunji’nin ölümünün etkileri hala hissediliyor.
&com;Bu davadan çıkacak bir suçlu kararı, toplum için de bir çeşit rahatlamayı adaletin yerini bulduğu hissinin yerleşmesini sağlayacak. Yine de kardeşimizi geri getirmeyecek tabii ki.&com;
Mulrunji’nin annesi onun ölümünden bir ay sonra kanser nedeniyle hayatını kaybetti. Oğlu, Haziran 2006’da, polis memurunun yargılanacağı haberi gelmeden kendini astı. Dava jürinin karar vermesini bekliyor.