if( has_post_thumbnail( $post_id ) ): ?>
endif; ?>
LONDRA, 22 Mart (IPS) – Batılı ülkelerin askerleri Afganistan’da Taliban’la savaşıyor ama son günlerdeki gelişmelere bakınca aynı ülkelerin hükümetlerinin Taliban’a güç kazandırdığını söylemek de mümkün.
Pakistan’ın eski başbakanı Nevaz Şerif, yine aynı ülkenin başbakanlarından Benazir Butto’yla birlikte geçtiğimiz Çarşamba Londra’da yaptığı toplantıda bu &com;çifte standartlardan&com; bahsetti. Şerif’in Pakistan Müslüman Birliği ve Butto’nun Halk Partisi şu an iktidarda bulunan General Pervez Müşerref’in askeri iktidarına karşı koymak üzere bir koalisyon oluşturdu.
IPS’e konuşan Şerif &com;Batılı güçler bir yandan Hindistan demokrasisini överken diğer taraftan Pakistan’daki diktatörlüğü destekliyor&com; dedi. Şerif Pakistan’a döneceğini ve Müşerref’e karşı mücadele edeceğini belirtti ama bir tarih söylemedi. Pakistan’da bu yılın sonu yada gelecek yıl başında seçimlerin olması planlanıyor.
Bu iki lider sorunu &com;Pakistan’ın Talibanlaştırılması&com; olarak tanımlıyor. Butto, bu gerçekleştiği ölçüde ülkenin demokrasiden uzaklaştığı görüşünde. &com;Yakın geçmişte yaşanan şiddet olayları Pakistan’daki Taliban ve El-Kaide yanlısı, hükümet tarafından da desteklenen hareketlerin işi. Biz demokrasi ve adil seçimler istiyoruz&com;. İki lider de Pakistan’daki yönetimi destekleyen Batılı hükümetlerin Taliban’ı da cesaretlendirdiğini vurguluyor.
Fakat ABD’nin Müşerref’e verdiği yoğun destek göz önüne alındığında Talibanlaşmanın Pakistan için aynı Afganistan’da olduğu gibi büyük bir sorun olacağı düşünülebilir. Pakistan’ın kuzey-batı bölgelerinin büyük kısmı Taliban veya ona bağlı grupların hakimiyetinde.
Afganistan’da da Taliban herkesin beklentilerinden çok daha hızlı bir şekilde kendini toparladı ve güç kazandı. Afganistan’daki gelişmeleri izleyen bağımsız bir grup olan Senlis Council için bir araştırma yürüten Norinne MacDonald &com;Taliban’a destek ciddi biçimde arttı&com; diyor.
&com;Kamuoyu araştırmamızın sonuçları ürkütücü: görüşülen 17 bin Afgan’ın yüzde 26’sı açıkça Taliban’ı desteklediklerini söyledi. Üç yıl önce bu oran sadece yüzde 3’tü&com;.
Artan yoksulluk doğrudan Taliban’a desteğin artmasına yol açıyor. &com;İnsanlar eve yiyecek götüremiyor ve ABD gibi ülkelerin kalkınma yardımlarını kesmesi insanları kızdırıyor&com;.
Şu an Taliban’ın en büyük desteği Pakistan’da konuşlanmış olan El-Kaide örgütlenmesi ve basitçe &com;durumdan memnun olmayan&com; kızgın gençler. MacDonald, ABD ve diğer Batılı güçlerin ancak yoksulluğu alt ettikleri ölçüde Pakistan’da Taliban eğitimi alan gruplarla mücadeleyi kazanmayı umabilirler diyor.
Kalkınmanın gerçekleşmemesi ve narkotikle mücadele politikası insanların yoksullaşmasına yol açarken ABD &com;düşmanlarını güçlendiriyor&com;.
Taliban’a verilen destek araştırmanın gösterdiğinden de güçlü olabilir. Senlis Council’den Gulalai Momand &com;İnsanlar genelde bu tip sorulara şüpheyle yaklaşıyor&com; diye ekliyor. Kabil’de çalışan Momad, ABD tarafından oluşturulan Hamid Karzai hükümetine duyulan güvenin her geçen yıl azaldığını vurguluyor. Daha önceki bir araştırma Afganistan’a gelen yardımların yüzde 90’ının kalkınma projeleri yerine askeri operasyonlara gittiğini göstermişti.
Kısacası Afganistan ve Pakistan’da Amerikan politikası kendi düşmanlarını besliyor. Her iki ülkede de ABD kukla hükümetler kurdu ve daha sonra başa getirdiği bireyleri destekleyen fakat onların meşruiyetini azaltan bir politika yürüttü. Şimdi bu politika geri tepmiş durumda.