if( has_post_thumbnail( $post_id ) ): ?>
endif; ?>
YENİ DELHİ, 6 Temmuz, 2011 (IPS) – Dünyadaki nükleer tedarikçilerine sağladığı geniş pazara güvenen Hindistan, olası askeri uygulamaları bulunan uranyum zenginleştirme ve yeniden işleme teknolojilerinin transferi konusunda 46 ülkelik kartel tarafından getirilen yeni kısıtlamalara omuz silkti.
Ayrımcı olduğu gerekçesiyle Nükleer Silahsızlanma Anlaşması’nı (NPT) imzalamayı reddeden Hindistan, 46 ülkenin oluşturduğu Nükleer Tedarikçiler Grubu’nun (NSG) 2008’de gerçekleştirdiği diplomatik darbeden özel bir feragat sayesinde çıktı.
Resmi olarak tanımlanan beş nükleer silah sahibi ülke dışındaki tüm ülkeler nükleer tesislerini BM’nin nükleer takip örgütü olan Uluslararası Atom Enerjisi’nin (UAE) gözlemi altına sokmak zorunda.
Hollanda, Noordwijk’de gerçekleşen toplantının ardından 24 Haziran’da bir açıklama yapan NSG &com;zenginleştirme ve yeniden işleme teknolojilerinin (ENR) transferi konusundaki düzenlemelerini güçlendireceğini&com; açıklarken Hindistan’ın önünü açan ve onu tam uluslararası gözlemin dışına çıkaran feragati bulanıklaştırdı.
Hindistanlı nükleer uzmanları IPS’e, NSG’nin tavrının ticari kaygılara dayanıyor ve Fukushima felaketinin ardından hızla daralan pazarda Hindistan’ın nükleer malzeme almasına güveniliyor olabileceğini söyledi.
Uluslararası Nükleer Karşıtı Mühendisler ve Bilim İnsanları Ağı’ndan Praful Bidwai &com;Fukushima’dan önce dahi, Hindistan ve Çin nükleer enerji yatırımlarını ciddi şekilde artırmayı planlayan iki ülkeydi. Şimdi Çin’in yenilenebilir enerjiye yönelmesiyle Hindistan tek ciddi alıcı olarak kaldı&com; dedi.
&com;Fransız tedarikçi Areva’nın yakın zamanda CEO’ları Anne Lauvergeon’un kovulmasına yol açan bir dizi hatasına rağmen, Hindistan şirketten altı tane Avrupa Basınçlı Reaktör almak üzere yaptığı anlaşmaya devam ederek Jaitapur’da dünyanın en büyük nükleer santralını kurmayı sürdürüyor&com; diyen Bidwai &com;Ama Hindistan anlaşması nedeniyle Areva dükkanı kapatmak zorunda kalabilir&com; diye ekledi.
Nükleer Malzemeler Çalışma Grubu üyesi ve Yeni Delhi’deki devlet destekli Savunma Çalışmaları ve Analizleri Enstitüsü’nün (IDSA) kıdemli araştırmacılarından Rajiv Nayan’a göre NSG’nin düzenlemeleri Areva anlaşmasını tehlikeye sokabilir.
Nayan IPS’e, &com;Daha iyi uluslar arası nükleer yönetişim ve yönetim için Hindistan’ı yönlendirmek NSG’nin görevi&com; dedi.
Nayan’a göre, nükleer enerjiye dair hali hazırdaki iklim nedeniyle Fransa, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi Hindistan’la önemli nükleer ticaret anlaşmaları bulunan ülkelerin geri adım atması zor görünüyor.
Hindistan, verili 4,7 gigawatt’lık nükleer enerji üretimini 2020’ye kadar 20 Gw’ye çıkarmayı öngören hırslı bir plana sahip.
Areva’nın yanı sıra Rusya’dan Rosatom ve ABD’den General Electric 100 milyar dolardan fazla bedele sahip anlaşmalar için pazarlık ediyor.
NSG’ye yönelik açık bir uyarıda bulunan Hindistan dışişleri bakanı Nirupama Rao, Pazar günü televizyon gazetecilerine Hindistan’la nükleer ticarete girmek istemeyen ülkelere &com;iltimas geçilebileceğini&com; belirtti.
Rao, NSG’nin yeni politikasına karşın Fransa, Rusya ve ABD’nin Hindistan’a olan yükümlülüklerine bağlı kalacaklarını belirttiklerini ekledi.
Fransa’nın Hindistan elçisi Jerome Bonnafort 1 Temmuz’da bir basın açıklamasıyla &com;NSG açıklamasının hiçbir şekilde iki ülke arasındaki karşılıklı işbirliğini etkilemeyeceğini&com; onayladı ve Fransa’nın &com;30 Eylül 2008’de imzalanan nükleer enerjinin barışçıl şekilde kullanımının geliştirilmesi konusundaki işbirliği anlaşmasının uygulanmasına sadik olduğunu&com; vurguladı.
&com;Hindistan lehine Eylül 2008’de alınan ve tam kapsamlı güvencelerden muaf tutulma kararının ardından gelen NSG açıklaması bu kararın ilkelerini boşa çıkarmamaktadır.&com;
30 yıllık bir izolasyonun ardından Hindistan, nükleer enerjinin sivil kullanımı için ABD’yle yapılan ve gizlice yürütülen nükleer silah programına da destek sağlayan programın 2008’de sonlanmasının ardından dünyanın geri kalanıyla tekrar nükleer ticarete girdi.
Nayan, Hindistan-ABD sivil nükleer işbirliği ve NSG feragatinin her iki ülkede nükleer silahsızlanmayı savunan barış gruplarının güçlü muhalefetine karşın gerçekleştiğini vurguladı. NSG içinde de Avusturya, İrlanda, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç ve İsviçre gibi ülkeler Hindistan’ın ENR teknolojilerinin ticaretinden mahrum kalması konusunda başarısız sonuçlanan itirazlar dile getirdi.
Öte yandan Nayan’a göre NSG Hindistan’a ENR teknolojilerinin transferi konusunda açık bir onay vermedi. Aynı zamanda Hindistan parlamentosunun Ağustos 2010’da geçirdiği bir yasayla uluslar arası nükleer tedarikçilerini caydıracak bir adım attığını –buna karşın birkaç işbirliği anlaşmasının imzalandığını hatırlattı.
NPT’ye taraf olmayan ve kendisini nükleer silahlı devlet olarak tanımlayan Hindistan için anlaşamaya taraf bir ülkeden nükleer teknoloji ya da materyal transfer etmek her halükarda güç olacaktı.
Hindistan, aldığı teknoloji ve malzemeleri strateji programını geliştirmekte kullanmayacağına dair bir garanti vermediği gibi, ABD’yle olan işbirliği anlaşması askeri tesislerin uluslar arası denetim ve gözlemden muaf kalmasını sağlıyor.