if( has_post_thumbnail( $post_id ) ): ?>
endif; ?>
PORT OF SPAIN, 2 Eylül (IPS) – Trinidad ve Tobago'da 52 cinayet mahkumu üzerindeki infaz tehdidini kaldıran mahkeme kararı, muhalefet, aktivistler ve hukukçuların hükümete idam cezası karşısındaki tavrını kesin olarak belirlemesi yönündeki baskısını artırdı.
15 Ağustos'ta Yüksek Mahkeme yargıcı Nolan Bereaux infaz edilmeyi bekleyen 49 kadın ve erkek mahkumun cezalarını ömür boyu hapse çevirdi. Bu gelişmeye yol açansa, 2004'te ikiz adaların en yüksek temyiz mahkemesinin infazların gerçekleştirilemeyeceği çünkü mahkumlara durumlarının yeniden değerlendirileceği ve muhtemel bir aftan yararlanabilecekleri şeklinde bildirimde bulunulduğu şeklindeki kararı oldu.
Kararı veren Privy Konseyi, anayasada &com;insan hakları ve temel özgürlüklere&com; yönelik düzenlemeye atıfta bulundu. Öte yandan bu karar sadece 7 Temmuz 2004'ten bu yana infaz edilmeyi bekleyen mahkumları kapsıyor. O günden bu yana yaklaşık 30 kişi daha idama mahkum edildi.
Ancak, ülkedeki suç oranı yükselirken idam mahkumlarının cezalarının kaldırılması da tepki gördü. Bu yıl şimdiye kadar 344 cinayet işlendi; bu dünyadaki en yüksek oranlardan biri. Avukat Dana Seetahal, hükümetin bu değişikliği 2004'te Privy Konseyi kararının hemen ardından yapmış olması gerektiğini vurguladı. &com;Hükümet suçluların cezasını çekmeyeceği gibi bir mesaj vermek istememiş olabilir. Bu konuda net bir görüş oluşturmalılar.&com;
Eski savcı ve insan hakları aktivisti Ramesh Maharej de bu görüşe katılıyor. Çünkü konsey kararının ardından ülkede idam cezasıyla ilgili uygulama belirsizleşti. Suç İzleme kuruluşundan Ian Alleyne de getirilen yeni düzenlemeye karşı: &com;Bu insanlar suç işledi ve cezalarını çekmeliler, infaz edilmeliler. Suçlular halkı terörize etmeye devam edecekler.&com;
Radyo ve televizyon programlarına gelen tepkiler de Bereaux'nun kararını sorgularken hükümetten infazlara devam etmesini istedi. Bir izleyici &com;Bugün sona ermeden en iki kişi daha cinayete kurban gidecek. Buna bir son vermeliyiz&com; diyordu.
Hükümet eleştirilere karşılık idam cezasının hala yürürlükte olduğunu söyledi ve yasanın hayata geçmesi için gerekli düzenlemelerin yapılacağını belirtti. Bu önerilen düzenlemelerden bazıları Privi Konseyi kararlarını da etkileyebilir.
Bir diğer avukat, Israel Kahn'sa hükümetten idam cezasını sadece planlayarak öldürmeyle sınırlamasını istedi. &com;Şu an cinayet üç dereceli olarak sınıflandırılmalı ve bir gün toplumumuz idam cezasını kaldıracak hale gelene kadar bu ceza kullanılmalı.&com;