TİCARET : AB'nin Zirai İlaç Politikaları Afrikalı Çiftçileri Yok Ediyor

thumb image

YORK, 29 Haziran (IPS) – Afrikalı üreticiler kısa süre sonra kendilerini Avrupa tarım ürünleri pazarının dışında bulabilir çünkü hem toptancılar hem de hükümetler besin ürünlerinde kimyasallara karşı sıfır hoşgörü politikasını benimsiyor.

Tarımsal ticaret ağı Coleacp, kimya şirketlerinin yeterli yatırımı yapmaması ve ithalatçılara danışılmaması nedeniyle Afrika, Karayipler ve Pasifik ülkelerinin (ACP) yiyeceklerdeki kimyasallarla ilgili yeni yasaları karşılamakta zorlanacaklarını ve onlar için &com;adil olmayan&com; bir durumun oluştuğunu açıkladı.

Şu anda bile satıcıların ürün güvenliğiyle ilgili kendi sertifikasyon şemalarını uygulamaya koymaları nedeniyle birçok ürün pazardan çekilmiş durumda çünkü üreticiler bu sürecin getirdiği ek masrafları maliyetlerine yansıtamıyorlar.

Londra merkezli Çevre ve Kalkınma için Uluslararası Enstitünün yeni araştırmasına göre Ugandalı üreticilerin yüzde 50'si Zimbabweli çiftçilerin de yüzde 15 kadarı yeni oluşturulan toptancı listesinin dışında kalmış durumda.

Britanya'daki en büyük yiyecek zinciri Sainsbury'nin de &com;kimyasalsız yiyecek&com; politikasına geçmesiyle çiftçiler üzerindeki baskı daha da artacak. Almanya'daki en büyük marketlerde Friends of the Earth gibi çevre örgütlerinin kampanyaları sonrasında böcek ilacı ya da kimyasal gübre içeren ürünleri satmamayı öngören bu politikayı hayata geçirdi.

Şimdi Avrupa Komisyonu (EC) birlik dışından ithal edilen yiyeceklerdeki kimyasal kalıntıları için yeni limitler (MRL) getiren bir düzenlemeyi tamamlamak üzere. Bu limitler çoğu üründe kimyasal kalıntılarının sıfıra inmesini ya da belirlenemeyecek düzeyde olmasını ön koşuyor; dolayısıyla üretici-satıcıların yeniden belirlenmesini gerektiriyor.

Britanya Taze Ürünler Konsorsiyumu başkanı Gary Bradbury &com;2008'de ithalatçıların üretici listelerini gözden geçirip belirlenen limitlere ne kadar uyulduğuna bakacaklarına eminim. Bu durumdan en fazla tropik meyve üreticileri etkilenecek&com; dedi.

&com;İhracatçı ülkelerin bu kadar kısa sürede yeni duruma uyum sağlayabilecekleri sorunu önümüzde duruyor.&com;

MRL'ler insanların tüketimi için öngörülen sağlıklı sınırdan binlerce kez daha düşük olarak belirleniyor. Yine de bu limitlerin aşılması sert bir şekilde cezalandırılıyor ve o üreticinin anında ithalat listesinden çıkmasına yol açıyor.

Coleacp'ten Roland Levy, bu limitlerin oluşturulmasının pahalı bir süreç olduğunu söyledi. &com;Tarım ilacı üreticileri için Afrika pazarı şirketlerin cirosunun sadece yüzde 0.5'ine tekabül ediyor. Bu onlar için çok önemsiz bir pazar.&com;

İçeriden kaynaklara göre AB'nin üyeleri arasıda uyum sağlamak için koyduğu kurallar &com;arapsaçına&com; dönmüş durumda fakat birliğin 2008 sonuna kadar &com;bir ülke&com; haline gelmek için koyduğu zaman çizelgesinin sonunda ACP ülkeleri tarafından her yıl ihraç edilen 332 bin metrik ton ürünün ne kadarının kapı dışında kalacağı merak konusu.

İthalatçılar bu kesin politikanın birkaç yıl içinde üçüncü ülkelerdeki üreticileri batma noktasına getireceğini belirtti. Üreticilerin yeni limitlere uyumu için test laboratuarlarına ihtiyaçları var. İthalatçılar bu masrafları satıcıların üzerine almasını istiyor.

Konuştuğumuz ithalatçı &com;Birçok laboratuar gerekli hassasiyette ölçüm yapamıyor, üçüncü ülkelerde bu durum daha da kötü. Gerekli yatırımlar nerede?&com; diye soruyor.

&com;İlaçsız ürünlere gidişi tamamen destekliyorum ama şu anki süreç Dünya Ticaret Örgütü, küreselleşme karşıtları, doğal kaynakların kullanımı gibi bir sürü konu başlığını içeren karmaşık bir tartışma.&com;

Uluslararası Kalkınma Enstitüsü'nün EurepGap, 80 ülkede 100 bin üreticiyle çalışan en geniş satıcı destekli sertifikasyon şeması üzerine yaptığı çalışma çiftçilerin biyolojik tarim ilaçlaması gibi alanlarda aldığı eğitimlerin işe yaradığını fakat bu standartlara uymanın getirdiği maliyet artışının sorun yarattığını gösterdi.

Örgüt yöneticisi Nigel Garbutt &com;Üreticilerin daha az tarım ilacı kullanarak üretim yapması onların çıkarına. Ama bunun için ciddi eğitim çalışmaları gerekli&com; dedi.