if( has_post_thumbnail( $post_id ) ): ?>
endif; ?>
WASHINGTON, 10 Mayıs (IPS) – Amerika Birleşik Devletleri’nin farklı eyaletlerde yayın yapan üç önemli gazetesi geçen haftalarda yüz yıllık duruşlarını değiştirerek ida cezasına karşı tavır aldı.
Illınois’de yayınlanan Chicago Tribune, Pennsylvania’da daha küçük Sentinel ve Texas’ta Dallas Morning News güçlü bir dille yazılmış başyazılarla görüşlerinin değiştiğini ifade ettikten sonra biz dizi makaleyle kendi eyaletleri ve ülkedeki idam cezası sisteminin yanlışlıklarını ortaya koydular.
IPS’ e konuşan İdam Cezası Bilgi Merkezi yöneticisi Richard Dieter &com;Tek kelimeyle söyleyecek olursam, masumiyet konusunun bu değişikliği yarattığını düşünüyorum&com; dedi. &com;DNA analizlerinin başlamasıyla idam cezaları sırasında yapılan yanlışlıkların ortaya çıkmaya başlaması bu ceza türünü çok riskli hale getirdi&com;.
Chicago Tribune, yaptığı &com;çığır açıcı&com; yayınların masum insanların tutuklandığını ve infaz edildiğini ortaya koyduğunu yazdı. Texas’taki iki dava örnek verildi. Ayrıca, son 30 yılda idama mahkum 130’dan fazla insan daha sonra masumiyetlerini gösteren delillerin çıkmasıyla öldürülmekten kurtuldu.
Gazete 1869’dan bu yana savunduğu pozisyonu değiştirdiğini anlatırken, &com;Yapılan yanlışlıkların delilleri, gelişigüzel kararlar ve hiçbir hükümetin masumların yanlışlıkla ölüme gönderilmeyeceğine garanti verememesi idam cezasının kaldırılmasını gerektiriyor. Halk adına insanları öldürmekten vazgeçmenin zamanı geldi&com; diye yazdı.
1861’de kurulan Sentinel gazetesi de muhabirlerinin idam cezasının &com;etkisizliğini&com; anlatan haberlerinden sonra duruşunu değiştirdiğini açıkladı: &com;İdam cezası bir işe yaramıyor&com;.
Pennsylvania’daki temyiz süreci mahkumların neredeyse sonsuza kadar infaz sırasında beklemesini gerektiriyor. Bu yüzden bekleyen idam mahkumlarının sayısı her geçen gün artıyor. Şu an idama mahkum 221 kişi var.
Başyazıda &com;Sonuçta elimizde kurbanların ailelerine daha fazla acı veren ve toplumun adalete olan inancını azaltan bir süreç kaldı. Artık kamuoyu –gerek sistemden kaynaklanan hayalkırıklığı gerekse de idam cezasından tiksinmekten- artan oranda ömür boyu mahkumiyet cezasını idama tercih etmeye başladı&com; denildi.
Uluslararası Af Örgütü’nden Brian Evans ırk ayrımcılığı konusunun da eyalette idam cezasına desteğin azalmasında rol oynadığını belirtiyor. &com;İdam cezasına çarptırılanlar arasındaki ezici ırk farklılığı bu kuşkuyu doğuruyor&com;.
Texas’ta da Dallas Morning News gazetesi yüzyıllık tavrını 15 Nisan’da çıkan bir başyazıyla değiştirdi. Gazete, eyalette masum insanlarında idam edildiğine dair artan sayıda kanıtın ortaya çıktığını vurguladı.
1989’da Carlos De Luna bir benzinci çalışanını öldürmek suçundan infaz edilmişti. Onu cinayete bağlayan hiçbir adli delil yoktu. Daha sonra bir başka adam Luna’nın ailesine cinayeti kendisinin işlediğini itiraf etmişti.
ABD’de verilen idam cezası sayısı kamuoyu desteğinin azalmasıyla birlikte sabit biçimde azalıyor. 1995’te 315 idam cezası verilirken bu sayı geçen yıl 102’ye düştü. Beş yıl içinde Yüksek Mahkeme reşit olmayanların ve akıl hastalarının idam edilmesinin anayasaya aykırı olduğuna hükmetti. Şu an 50 eyaletin 13’ünde ve District of Columbia’da idam cezası kaldırılmış durumda.